|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/placeboturkey/forum/Sources/Subs.php on line 1324 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/placeboturkey/forum/Sources/Subs.php on line 1330 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/placeboturkey/forum/Sources/Subs.php on line 1586 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/placeboturkey/forum/Sources/Subs.php on line 1592 Başarılı Hollandalı grup After Forever’ın yaratıcı kanatlarından biri olarak geçirdiği kısa ve fırtınalı bir süreçten sonra, Mark Jansen kendini son olarak yine yeni bir başlangıç yapmaya zorlanmış gibi hissetti. Bunu sezdiği gün artık eski grubuyla bir gelecekleri olmadığını düşündü ve bu düşünce yeni bir meydan okuma, hesaplaşma şeklinde olgunlaştı..Görüşmeler yapıldı, yeni grup için seçmeler gerçekleştirildi ve grup için bir isim düşünüldü..Önceleri grup ismi olarak Sahara Dust kullanıldı, fakat 2003’ün ilk haftalarında bu isim, kesin bir şekilde Epica olarak değiştirildi. Embriyonik aşamada grup, Trail of Tears’ın solisti Norveçli şarkıcı Helena Michaelsen ile çalışsa da sonraları belirleyici seçim Hollandalı genç yetenek Simone Simons’dan yana oldu..Grup daha sonra, Coen Jansen (klavye), Ad Sluijter(gitar), Jeroen Simons(davul) ve her ikisi de Axamenta grubundan alınan Cassiopeia(bass) ve Yves Huts(bass) ile kalıcı üyelerine kavuşturuldu. İlk albüm ünlü yayıncı ve teknik sorumlu Sacha Paeth’in uzman rehberliği eşliğinde, Almanya’nın Wolsfburg kentinde, Gate Stüdyo’da kaydedildi. Materyaldeki çeşitlilik daha Cddeki ilk şarkıda kendisini gösteriyordu. Adyta; alışıldık şekilde hafifçe renklendirilmiş, Latince söylenmiş bir girişti. Grup, klasik müzik eğitimi almış bir koro ile birlikte çalışıyordu; çünkü bu, müziğe ayrı bir renk katıyordu. Sekiz yaylıya teşekkürler: 3 viyolonsel, 2 keman, 2 çello ve bir ikili davul. En önemli konu, materyalin zirvesinde duran, klasik müzik eğitimi almış opera sanatçısı tarzıyla mezzo-soprano Simone Simons’dur. Epica, karşıtlıkların düşkünü bir gruptur. Sert gitarlar, koroca söylemeye ve yaylı gruplarına karşı...Simone Simons’un harikulade yorumu keskin bir acı veren Mark Jansen’in hırıltılarına karşı..Bütün bu tarafları büyüleyici bir birlikteliğe kavuşturan şarkılardan biri “Sensorium”dur. Klasiğin ve aşırılığın bu birleşimi nadiren böyle inandırıcı olabilmiştir. The Phantom Agony’i yaparken grup çizgileriyle oldukça başarılıydı..Duyguları şarkı sözleri ve ezgilerin içine yerleştirmek ve sonrasında bunu dinleyiciye aktarmak Epica’nın bir tutkusuydu. Grubun dinleyiciye vermek istediği o duyguyu dinleyiciye tüm şiddetiyle ve karmaşıklığı ile yaşatmaktı;bunu ne kadar çok verebilirlerse, kendilerini o kadar başarılı buluyorlardı. Şarkı isimleri, grubun altı üyesinin o etkiyi hedefleyerek yaptıkları katkılarla belirlendi. Şarkı sözlerini kendilerince algılamak kendilerince yorumlamak, dinleyicinin yalnız kendisini bağlayan bir konuydu. Bununla beraber The Phantom Agony şunu açıklığa kavuşturur ki Epica günümüz gerçeklerini görmezden gelen bir grup değildir. ”Façade of Reality” Amerika Birleşik Devletlerine yapılan 11 Eylül saldırısının öncesi, sonrası ve bu süreçte değişenler hakkındadır..Bu nedenden ötürü, bu şarkı grup için de çok büyük anlam ifade eden bir şarkıdır.. Son olarak grubun ismi...Grup için önceleri bu, iki özel anlama sahipti. Her şeyden önce, bu isim, tüm grup üyelerinin sıkı hayranı oldukları grup Kamelot’a bir övgüydü. Epica, onların Cdlerinin birinin ismiydi..Buna ek olarak Epica, tüm gerekli, can alıcı soruların yanıtlarının bulunduğu bir evrendir. Şarkı sözlerinin genel yapısına fevkalade uyan bir anlam..Son zamanlarda buna bir başka anlam da katıldı. Öyle çok eski değil, yakın bir geçmişte Epica bir dinleti veriyordu. Her şey harika gidiyordu. İlerleyen zamanda, bir anda sahne ve seyirci arasında bir şey oldu. Dinletinin sonunda, seyirciler Epica’nın ismini haykırıp duruyordu: E-pi-ca...E-pi-ca...Bu isim kulağa mükemmel geliyordu..Orada ve ondan sonra, grup, Epica’nın doğru bir seçim olmuş olduğuna karar verdi. İlk albüm ''The Phantom Agony'', meşhur prodüktör Sacha Paeth yönetiminde Wolfsburg’taki Gate Studio’da kaydedildi.. Albümdeki değişikenlik daha ilk şarkıdan belli oluyor, Adyta hafif bir intro ve Latince sözlerden oluşuyordu.. Grup, albümde klasik koro ve enstrümanlarla destekliyordu müziğini. Simone Simons’un muhteşem sesi ve Mark Jansen’in hırıltılı vokali de eklenince Epica, çelişkilere düşkün bir grup olarak dikkatleri çekti.. Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın solistin seside kendiside gerçekten mükemmel dinlemenizi tavsiye ederim |
||
|
||
| yazinin tamamini okumaya üsendim, solist güzelmis, birkac tane sarki yazabilir misin tavsiye edebilecegin | ||
|
||
| blank infinity,another me -in lack'ech-,force of the shore,the last crusade | ||
|
||
| benim sadece demek istedğim şeyy çüşşşşşşşşşşşşşşşşşşş bune güzellik böyle!!! |
||
|
||
hatuna bakın bu forum kurallarına göre caiz değildir,hemen bu kadını burdan kaldırın , MADDE 21 : foruma iç kıpraştırıcı hatun resimleri koymak yasaktır,bi kere en başta günahtır , dinlemeyen üye önce uyarılır sonra da gagalanır |
||
|
||
| Cry For The Moon, Sensorium, The phantom agony .. Bunlarida dinlemelisinz.. |
||
|
||
| bakmak gerek sanırım bu kadar güzel bi varlıktan kötü bi ses çıkamaz sanırım |
||
|
||
85 doğumlu simone simons hanımkızımız hakikaten de takdire şayan bir müzikal yeteneğe sahiptir.. 2004te rock the nations kapsamında ülkemizi ziyaret ettiğinde birçok türk evladını kendine aşık etmiştir.. ben mi? yok canııım ayrıca grubun the score albümünde çello çalan hatunlardan biri de türk.. (anlamsız ayrıntılar insanıyım, evet.. )
|
||
|
||
bakmak gerek sanırım bu kadar güzel bi varlıktan kötü bi ses çıkamaz sanırım sesi de kendisi kadar güzel
|
||
|
||
Cry For The Moon, Sensorium, The phantom agony .. evet özellikle cry for the moon Bunlarida dinlemelisinz..
|
||
|
||
bu kadın gerçekten güzel ama onun güzelliğinden daha güzel olan şey SESİ ![]() o ses nerden nasıl çıkıyo yaaa cry for the moon şarkısı çook özel benim için sözleri çok anlamlı bide facade of reality o da çok güzeel
|
||
|
||
| güzel gacı lafım yok ama 85li olduğuna inanmıyorum ufalsında cebime girsin sesi zaten demeye gerek yok harika solitary ground never enough cry for the moon feint tavsiyelerim.... |
||
|
||
arkadaşlar simone simons (solist) MSRA hastalığına yakalandı ve tedavi olmak için turnesini iptal etti
|
||
|
||
| ya ne oluyor bu metalcilere hepsi hasta oluyor | ||
|
||
solistin güzelliği, çekiciliği yeter kızıl afet bitiriyor beni
|
||